Kayıp çorap teki... Geçen zamana, ardından bugüne baktığımda kendimi hala çorabın kayıp teki gibi hissediyorum. Atmış olduğum adımlar beni bugüne bütünleyerek ulaştırmalıydı diye bir düşünce beliriyor usumda. Halbuki olan git gide azalmak oldu. Hiçbir şey birikmiyormuş diyorum. Anılar, hafızaların arka odalarında bir yerlerde kayboluyor, travmalar onlara gölge ediyormuş. İnsanlar, güzel anılara binip hatalarını yüzüne egzoz gazı gibi üfleyip uzaklaşabiliyormuş. Mekanlar, masallarda canavar çıkmasından korkulan yatak altlarına dönüşebiliyormuş. Zaman ise hep askıdaymış.
Kaybolduğum yerde kendimi bile arayamaz oldum, sanıyorum. Arada başkalarınca bulunuyorsam da diğer tekimle eşleştirilemediğimden olsa gerek, anlamsız bir yarım olarak görülüyor, bir süre sonra yine gözden kayboluyorum. Yalnızlık bile referansını bir diğerine göre belirliyor ya, tek başına anlamlı bir bütün olmaya çalışsa dahi kişi eksik hissetmeyi unutamıyor. Güya büyüyoruz...
Acaba çorabın kayıp olmayan teki ne yapıyor?